İşteTBMM Başkanı Kurtulmuş'un açıklamalarından öne çıkan satır başları:Sözlerimin başında 15 Temmuz günü kaybettiğimiz aziz şehitlerimizin hepsini rahmetle anıyorum. Açılışta Kur'an-ı Kerim okunurken hocamızın da okuduğu ayet-i kerimelerde ifade edildiği gibi Cenab-ı Allah şehitlerimizin durumunu bize şöyle bildiriyor. "Onlara sakın ha ölüler demeyiniz. Onlar Rableri katında sınırsız nimetlerle rızıklandırılırlar. Nimetlere mazhar olurlar. Onlar diridirler." Şehitlerimizin ruhaniyetinin aramızda olduğu bilinciyle bu 10. yıl anmasını hep birlikte gerçekleştiriyoruz.
"O GECENİN BİZE BIRAKTIĞI EN BÜYÜK MİRAS DEMOKRASİ VE MİLLÎ İRADENİN ZAFERİDİR"
Sayın Cumhurbaşkanım, değerli misafirler. O gece aslında Türk tarihinin en önemli gecelerinden birisiydi.Bir tarafta cesaretin yer aldığı, bir tarafta kahramanlığın fevkalade yüksek derecede ortaya konulduğu, diğer tarafta da herhâlde bu toprakların tarihi boyunca gördüğü en büyük hainliğin sergilendiği bir geceydi. O gece tankların önüne çıkarak çıplak elleriyle tankları durdurmaya çalışanlarla, o gece milletin kendilerine verdiği silahların arkasına sığınanlar arasında bir mücadele oldu. O gece inançları, değerleri ve vatanına sahip çıkmak için tereddütsüz canını feda edenlerle emperyalistlerin kuklası, uşakları ve piyonları arasında büyük bir mücadeleye sahne oldu. O gecenin her bir dakikası fevkalade önemli hatıralarla doludur. Ama sonuç itibarıyla o gecenin bize bıraktığı en büyük miras demokrasi ve millî iradenin zaferidir.
5 ÖNEMLİ GÜÇ
Esasında Osmanlı'nın son döneminden itibaren Cumhuriyet tarihimiz boyunca da devam eden ve özellikle çok partili siyasi hayatımızda çok sıkça gördüğümüz, 30 Mayıs 1876'da Sultan Abdülaziz Han'a karşı yapılan darbenin bir nevi devamı olan darbeler zincirine milletimiz, 15 Temmuz gecesinin sabahı damga vurmuş ve artık darbeler geleneğini tarihin çöplüğüne atmıştır. 15 Temmuz'un en büyük kazanımlarından birisi buydu. 15 Temmuz'un ortaya çıkmasında, bu kahramanlık destanının yazılmasında da hiç şüphesiz çok fazla şey söylenebilir. Ama müsaadenizle beş önemli gücün altını çizmek isterim.
Bu beş güç bir araya geldiği için böylesine büyük, destansı bir mücadele ortaya çıktı. Her şeyden evvel birinci önemli gücümüz siyasi liderliğin gücüydü. Sayın Cumhurbaşkanımız, darbenin en zor, en karanlık saatlerinde, az evvel de izlediğimiz gibi milletimizi bir televizyon kanalına bağlanarak "Ben buradayım. Siz de sokaklara çıkın. Direnin ve bu adamlara haddini bildirin." mesajını vermesiyle birlikte milyonlar sokaklara döküldü. O akşam belki sadece Türkiye tarihi için değil, dünya demokrasi tarihi içinde de siyasi liderlikle halk arasında kurulabilecek sıcak mesajların hangi önemli sonuçları doğurabileceği çok net bir şekilde ortaya konuldu. Ben bir kere daha Sayın Cumhurbaşkanımıza, kendi huzurunda milletimiz adına şükranlarımı ifade ediyorum. O sadece bir telefon görüşmesi değil, zalimlerin ve hainlerin ayarını bozan, milleti cesaretlendiren önemli bir mesajdı. Vaktinizi almamak için kısa geçiyorum.
Hiç şüphesiz o gecenin ikinci büyük gücü Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin gücüydü. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin o dönemki Başkanı olan İsmail Kahraman Bey, tereddütsüz bir şekilde Meclisi toplantıya çağırarak, Meclisteki bütün siyasi partilerin bu çağrıya uymasıyla birlikte büyük bir demokratik direnişin de ortaya konulmasını sağlamış oldu.