Aydın Hasan / İSTANBUL - İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’na 120’nin üzerinde ülkeden katılım oldu. Fuara 263’ü uluslararası olmak üzere 1700’ün üzerinde firma, 30 binin üzerinde sektör profesyoneli katıldı. 9 Mayıs’a kadar sürecek fuarın açılış töreninde; Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ile SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar konuştu.
‘Sorumluluklarımız arttı’
Milli Savunma Bakanı Güler, konuşmasında Rusya-Ukrayna Savaşı ile ABD-İsrail ve İran arasında yaşanan savaşın, bölgesel ve küresel güvenlik mimarisini derinden etkilediğini belirterek “Yakın dönemde meydana gelen bu çatışma ve savaşlar güvenlik doktrininde bizlere çok kritik veriler sunarken, sorumluluklarımızı da bir o kadar artırmıştır. 1980’li yıllara kadar savunma sanayii alanında büyük ölçüde tedarikçi olan ülkemiz, Sayın Cumhurbaşkanı’mızın vizyoner liderliğinde ortaya konulan kararlı politikalar ve doğru yatırımlar sayesinde artık kendi sistemlerini tasarlayan, üreten ve ihraç eden bir ülke olmuştur. Türk savunma sanayii, seri üretim kapasitesini hem dostlarına yetebilecek seviyede korumalı hem de seferberlik esnekliğiyle birleştirme çalışmalarına hız katmalıdır” dedi. Güler, “Bu çağda yerinde saymak geride kalmaktır. Dolayısıyla asimetrik tehditlere karşı hazırlıklı olmak adına İHA ve SİHA teknolojileri, otonom deniz ve kara platformları ile uzay ve siber savaş elektronik harp alanlarındaki imkan ve kabiliyetlerimizi daha üst seviyelere en hızlı şekilde taşıma gayretlerimizi artırmalıyız” ifadesini kullandı.
Güler’in temasları
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Fuar için İstanbul’a gelen Somali Savunma Bakanı Fiqi ile bir araya geldi. Bakan Güler, Lübnan Silahlı Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Rodolphe Haykal ve Irak Genelkurmay Başkan Yardımcısı Korgeneral Harbiye’yi de kabul etti. ANKARA Milliyet
‘Üretimi yayacağız’
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır da “NATO standartlarında üretim altyapımız, Türk savunma sanayi ürünlerinin müttefik ülkelerin platformlarına hızla entegre edilebilmesine imkan tanıyor. Son 23 yılda teşvik sistemimizle 460 milyar lira yatırım büyüklüğüne sahip 1112 savunma sanayisi yatırımının önünü açtık. Mega endüstriyel bölgeler olarak kurguladığımız yeni sanayi alanlarıyla beraber, savunma sanayi üretimimizi geniş bir coğrafya yayacağız, Anadolu’da yeni savunma sanayii kümelenmeleri oluşturacağız” diye konuştu.
‘İstikrarın hizmetindeyiz’
Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün de “Biz gücümüzü kaosun değil, istikrarın hizmetine sunuyoruz. Teknolojimizi gerilimin bir aracı değil, barışın ve güvenliğin teminatı olarak görüyoruz. Bu anlayışla, geçtiğimiz 12 aylık dönemde 185 ülkeye toplamda 10,5 milyar dolarlık savunma ve havacılık ihracatı gerçekleştirdik. Yakında 11 milyar doların üzerine çıkarak Türkiye’yi savunma ve havacılık ihracatında dünyada ilk 10 ülke arasına taşımayı hedefliyoruz. Bu hedefi yakalayacağımıza eminiz, zira artık savunma sanayisinde yalnızca hedef koyan değil, koyduğu hedeflere adım adım ulaşan, kendi mühendisinin aklına güvenen, kendi sanayicisinin emeğine sahip çıkan bir Türkiye var” dedi.
‘Şahit değil öncü’
SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar da konuşmasında şunları kaydetti: “Ukrayna’da gördüğümüz tablo bize şunu söylüyor, modern harp, teknoloji ile endüstriyel üretim kapasitesinin toplamı olarak kendini gösteriyor. Sahada drone kullanımının 127 kat artması, askeri doktrinlerin artık otonom sistemler üzerine yeniden yazıldığının en somut kanıtıdır. Türkiye de bu değişimin sadece şahidi değil en güçlü öncülerinden biridir. Bu teknoloji, karanlık ellerde devletlerin ve orduların karar mekanizmalarına yön veren, tahakkümü dijital kodlarla yeniden inşa eden stratejik bir işletim sistemi haline gelmektedir. Dikkat etmeliyiz, bu dönüşümün bizi küresel derebeylerine bağımlı kılan bir tekno-feodalizme sürüklemesine izin veremeyiz. Zira algoritması ve verisi başkasına ait olan bir düzende tam bağımsız bir egemenlikten değil ancak dijital bir esaretten söz edilebilir.”
Türkiye'nin ilk kıtalararası balistik füzesi
Millî Savunma Bakanı Güler, fuarda MSB Ar Ge Merkezi ile MKE’nin yeni ürünlerinin tanıtımı törenine katıldı. Lansmanda MSB Ar Ge tarafından geliştirilen Türkiye’nin kıtalararası balistik füze projesi Yıldırımhan’ın tanıtımı da yapıldı. 18 metrelik füzenin ortasında Sultan Yıldırım Bayezid’in tuğrası, burun kısmında Atatürk’ün imzası var.
Menzili 6 bin km
Füze projesinin menzili 6 bin kilometre. Yakıt tipi sıvı azot tetroksit (nitrogen tetroxide) Dört adet roket itki motoruna sahip.
Balistik füze projesi, sıvı roket yakıtı ve 3000 kg’lık patlayıcı miktarı ile benzerlerinden ayrışıyor. Hipersonik olma özelliği taşıyan füze, mach 9 ile 25 arasında değişen hızıylamevcut sistemleri aşacak. Yüksek hız ve manevra kabiliyeti kombinasyonuyla karşı tarafın erken uyarı ve önleme imkânlarını kısıtlayacak.
Türkiye 9’uncuülke olacak
Türkiye, bin kilometrenin altında kısa menzilli balistik füzeye sahip. Tayfun Blok 4 ile menzilin bin kilometreyi aştığı tahmin ediliyordu. 5 bin 500 kilometrenin üstündeki füzeler, kıtalararası balistik füze olarak adlandırılıyor. 6 bin km menzilli Yıldırımhan projesi ile Türkiye, kısa menzilden kıtalararası füzeye geçmiş oldu. Dünyada 30 dolayında ülke balistik füze üretiyor. Ancak kıtalararası balistik füze üreten ülkeler; ABD, Rusya, Çin, Kuzey Kore, Hindistan, Fransa, İngiltere ve İsrail olarak sıralanıyor. Türkiye, Yıldırımhan projesi ile 9 ülkeden oluşan bu ligde yer alacak.
Bakan Güler, “Geldiğimiz nokta, gurur verici olsa da gelişen teknoloji ve çeşitlenen ihtiyaçlar, kendimizi sürekli yenilememizi gerekli kılmaktadır. Bakanlığımız da TSK’mızın ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik çalışmalarınısürdürmeye devam etmektedir” dedi. Güler, tanıtım programının ardından Yıldırımhan’ın da aralarında bulunduğu savunma sanayisi ürünlerinin yer aldığı standın açılışı yaptı.
Baykar’dan üç stratejik ürün
Baykar, üç stratejik ürünün lansmanını SAHA EXPO 2026’da gerçekleştirdi. Yüksek hassasiyetli vuruş kabiliyetini düşük maliyetli ve feda edilebilir bir mimariyle birleştiren K2 Kamikaze İHA, sürü operasyonları için yeni nesil bir vurucu güç sunuyor. Sınıfın en büyüğü olan K2, yoğun elektronik harp ortamlarında bile stratejik hedefleri etkisiz hale getirmek üzere optimize edildi. 1000 kilometreyi aşan menzili ve 40+ kg faydalı yük kapasitesiyle derin operasyonlarda stratejik bir kuvvet çarpanı olan Mızrak, yapay zekâ destekli otonom vuruş yetenekleriyle donatıldı. Akıllı dolanan mühimmatlar Mızrak ve Sivrisinek, en zorlu coğrafyalarda dahi yüksek hassasiyetle hedefleri bularak angaje olabiliyor.
Türkiye’den ‘İHA ordusu’ ihracatı
Rusya-Ukrayna Savaşı, ABD ile İsrail’in İran’a saldırıları ile son dönemdeki bölgesel çatışmalar, Türkiye’nin İHA alanında geliştirdiği teknolojinin stratejik düzeydeki önemini ortaya çıkardı. BAYKAR, TUSAŞ ve STM gibi savunma sanayiinin öncülerinin yolundan giden firmalar, yeni başarı hikâyeleri yazmaya başladı. Pasifik Teknoloji, anlaşma gereği ismi açıklanmayan müttefik bir ülkeye 100 bin adet kamikaze İHA ihracatı için çerçeve anlaşma imzaladı. Bir ordu büyüklüğünü ifade eden bu sayı, Türkiye’nin SİHA alanında küresel düzeyde gördüğü ilgi ve güveni mikro İHA alanında da ortaya koydu.
Pasifik Teknoloji İcra Kurulu Başkanı Aykut Ferah, bir grup gazeteci ile sohbetinde “Anlaşma kapsamında ürettiğimiz 100 bin adet FPV Kamikaze İHA Sistemi MERKÜT, 10 adet insansız helikopter ALPİN, 25 adet mini insansız helikopter DUMRUL, 500 adet DELİ Taktik Kamikaze, 500 adet otonom yer destek ve gözlem ünitesi KORGAN ürünleri dost ve müttefik ülkenin envanterine girecek” ifadelerini kullandı.
KUZGUN sınır ötesine uçacak
STM, Uzun Menzilli Kamikaze İHA Sistemi KUZGUN’u ilk kez görücüye çıkardı. Sınır ötesi operasyonlar ve düşman hattı gerisindeki kritik hedeflere yönelik tasarlanan sistem, pist altyapısına ihtiyaç duymadan, mobil kara platformları veya sabit fırlatıcılar üzerinden roket destekli (RATO) kalkış yapabiliyor. Menzili 1000+ km, uçuş süresi 6 saat.
Denizlerde TUFAN
ASELSAN, Mavi Vatan’ın yeni vurucu güçleri olan, Türkiye’nin ilk Kamikaze Otonom Su Altı Aracı (OSA) KILIÇ ile TUFAN Kamikaze İnsansız Deniz Aracını (İDA) vitrine çıkardı. Deniz hedeflerini tespit ve imha etmek amacıyla tasarlanan insansız, tek kullanımlık, çok hafif sınıf kategorisinde yer alan KILIÇ 10, düşük görünürlük profiline sahip bir su altı sistemi olarak öne çıkıyor. KILIÇ 200’de de entegre harp başlığı ile yüksek hassasiyetli imha, sürü operasyon yeteneği, su üstü termal ve IR kamera ile artırılmış görev menzili ön plana çıkıyor. Yüksek patlayıcılı harp başlığı taşıyabilen TUFAN ise sürü düzeninde görev yapabilen otonomi kabiliyetlerine sahip bir İDA. TUFAN, su üstü hedeflerinin veya platformlarının yanı sıra kıyı şeridinde bulunan kritik tesislerin etkisiz hale getirilmesinde de kullanılabiliyor.