Hoş Geldiniz MaviForum Güncel Paylaşım Eğlence Sohbet Forum Sitesi

MaviForum.Net Sitemizde Sizlerde Paylaşım yapmak için Lütfen kayıt olarak sınırsız şekilde paylaşım yapabilirsiniz. Hadi Ne duruyorsun Şimdi kayıt ol Sende    Kayıt ol

Yeni Sahnede Chris var 60+ kadın yok

DuRu

Yönetici
Admin
Grafiker
Katılım
29 Şub 2024
Mesajlar
23,561
Tepkime puanı
1
Puanları
0
6a1c46bdcb5ce1514498c111.jpg

Araştırma, 2023, 2024 ve 2025 yıllarında İngiltere’de gösterime giren en yüksek hasılatlı 100 filmi inceledi. Sonuçlara göre:* Sadece 5 filmde başrol 60 yaş üstü bir kadındı.

  • 6 filmde başrolü adı Chris olan bir erkek oyuncu üstlendi.
  • Filmlerin, 60 yaş üstü bir kadın yerine başrolde konuşan bir hayvan bulundurma olasılığı ise dört kat daha yüksekti.
  • Araştırmada “Chris” kategorisine; Chris Pratt, Chris Pine, Chris Hemsworth ve hatta gerçek adı Christian Friedel olan oyuncu da dahil edildi. Chris Pratt tek başına üç büyük gişe filminde başrol oynadı.
  • Son üç yılda İngiltere gişesinde öne çıkan ve başrolünde 60 yaş üstü kadın bulunan filmler ise şunlar oldu: Allelujah (Jennifer Saunders), My Big Fat Greek Wedding 3 (Nia Vardalos), Book Club: The Next Chapter (Diane Keaton), The Substance (Demi Moore), Freakier Friday (Jamie Lee Curtis)
  • Araştırmaya eşlik eden kamuoyu yoklamasında da her üç kişiden biri, 60 yaş üstü kadınların başrolde olduğu filmlerin yetersiz olduğunu söyledi. Kadın katılımcılar arasında bu oran yüzde 39’a çıktı.

Bunun adı yaş ayrımcılığı

Age Without Limits kampanyasının yöneticilerinden Harriet Bailiss, “Film endüstrisi, yaşlı insanları ve özellikle yaşlı kadınları gerektiği gibi temsil etmeyerek onları toplumun kenarına itme sürecine aktif olarak katkıda bulunuyor. Toplumda her gün karşılaştıkları yaş ayrımcılığını içselleştirerek kendi değerlerini sorgulamaya başlayan pek çok yaşlı insan için bu temsil eksikliği, yaş ilerledikçe insanların daha az değerli olduğu fikrini güçlendiriyor. Popüler kültürde ya da reklamlarda kendilerini göremeyen bu kadar çok kadının yaş aldıkça ‘görünmez’ hissetmesinin nedeni de bu. Yaş ayrımcılığı en yaygın ayrımcılık biçimi olmasına rağmen hâlâ yeterince ciddiye alınmıyor. Yaşçılık; işi, sağlığı, ilişkileri, hedefleri ve özgüveni sınırlıyor; en sonunda da hangi hayatların yatırım yapılmaya değer görüldüğünü belirliyor. Yaş ayrımcılığı hepimizi etkiliyor ama onu ortadan kaldırmak için hepimizin oynayabileceği bir rol var. Bunu sorgulamak ve karşı çıkmak ise her birimizle başlıyor” dedi.

Temsil eksikliği aşağılayıcı

Ageing Better Merkezi’nin CEO’su Dr. Carole Easton da, “Son yıllarda merkezine yaşlı bir kadını alan bu kadar az film çekilmiş olması kesinlikle akıl alır gibi değil” diyerek, şunları söyledi:

“Birleşik Krallık’taki sinema seyircilerinin beşte biri 55 yaş ve üzeri kişilerden oluşuyor ve bu yaş grubu sinemaya her yıl yüz milyonlarca sterlin harcıyor. Büyük film rollerindeki yaşlı oyuncuların temsili, sinemaya giden yaşlı kadınların oranıyla kıyaslandığında son derece orantısız. Açıkçası bu temsil eksikliği aşağılayıcı. Ne yazık ki bu durum yalnızca sinemada yaşanmıyor. Medyanın pek çok alanında, birçok sektörde ve kamusal yaşamın farklı bölümlerinde yaşlı kadınların katkıları küçümseniyor, marjinalleştiriliyor ve görmezden geliniyor. Hepimiz yaş ayrımcılığına ve onun cinsiyetçilikle kesişen yapısına karşı çıkmalıyız. Kültürel alanın karar vericilerine, izlediğimiz, dinlediğimiz ve okuduğumuz şeylerde hayatın her evresinin ve her yönünün temsil edilmesini istediğimizi söylemeliyiz.”

Age Without Limits kampanyası, film sektörüne yaşlı kadınların sinemada daha iyi temsil edilmesi çağrısında bulundu. Bu çağrıya Oscar, BAFTA ve Altın Küre ödüllü oyuncu Emma Thompson da destek verdi ve “Yaşlı kadınların hikâyeleri nerede?” diye sordu. 40 yıllık kariyerinde 100’den fazla rolde yer alan Thompson, şunları söyledi:

“Kadınlar nüfusun yarısını oluşturuyor ve biz de yaşlanıyoruz. O halde bizim hikâyelerimiz nerede? Yaş aldıkça daha ilginç hale geliyoruz. Yaşlanan kadınları merkeze alan daha fazla film görmek istiyorum; biz etkileyici, ilişki kurulabilir ve artık sahnenin merkezinde olmayı hak eden karakterleriz. Yaşlı kadınların ekranda var olmak için kimseden izin almaya ihtiyacı yok. Çünkü biz zaten gerçek hayatta varız; sinemanın artık buna ayak uydurması gerekiyor.”

6a1c465fcb5ce1514498c10d.jpg


Dijitalin gücüyle dünyaya açıldılar

Türk Telekom’un; TOBB, UNDP ve Habitat Derneği iş birliğiyle yürüttüğü “Dijitalde Hayat Kolay” projesiyle eğitim, mentörlük ve hibe desteği alan girişimci kadınlar, yerel üretimlerini ve yenilikçi teknoloji çözümlerini dünya pazarlarına taşımaya başladı. E-ticaret, yapay zekâ ve dijital pazarlama alanlarında kendilerini geliştiren girişimciler; Belçika’dan Avusturya’ya, Amerika’dan küresel teknoloji şirketlerine uzanan başarı hikâyeleriyle dikkat çekiyor. 2019 yılından bu yana toplamda 50 binin üzerinde katılımın olduğu proje kapsamında kadınlar, dijital yetkinliklerini geliştirerek ekonomik hayatta daha aktif rol alıyor. Kırsalda ürettikleri lavanta ürünlerini Avrupa’ya ihraç edenlerden, geliştirdikleri yapay zekâ çözümlerini global şirketlere sunanlara kadar farklı sektörlerden pek çok kadın, aldıkları eğitim, mentörlük ve hibe desteğiyle sınırları aşıyor.

Adana’da kurduğu Cezy&Pepcubes markasıyla şekersiz ve yüzde 100 doğal hammaddelerle dünyanın ilk havuç bazlı atıştırmalığını tasarlayan Selen Canoğulları, çalışanlarının yüzde 90’ının kadınlardan oluştuğunu belirterek, ürünlerini ulusal zincir marketlerde tüketiciyle buluşturduklarını, Amerika pazarına açıldıklarını ifade ediyor.

Tekirdağ’da coğrafi işaretli Karacakılavuz dokumasını modern tasarımlarla yeniden yorumlayan Büruz markasının kurucusu Pelin Begüm Karadağ, yerel dokumayla kadınlara istihdam sağlarken yeni ustalar yetiştiriyor.

Esra Odabaşı, kurduğu sosyal girişim ES Kariyer ile engelli bireylerle kurumları yetkinlik bazlı eşleştiren yapay zekâ destekli yetenek havuzu geliştirdi. Odabaşı’nın sistemi, uluslararası teknoloji firmalarına istihdam çözümleri sunuyor.

SS Kilim Kadın Girişim Üretim ve İşletme Kooperatifi’ni kuran bir diğer girişimci Nezahat Hıdır da, kırsalda yaşayan, iş gücüne katılamayan, özellikle engelli çocuğu olan kadınlara evde üretim imkânı sunuyor. Lavanta ve benzeri bitkilerden elde edilen yağlarla üretilen kozmetik ürünleriyle gelir oluşturan, çevredeki meyve suyu fabrikalarının atıklarını değerlendirerek döngüsel ekonomi modeli kuran Hıdır, kooperatif ürünlerini Belçika ve Avusturya’ya ihraç ediyor.
 
Sohbet Girişi
kullanıcı adı
 
varsa Şifreniz
* Şifreniz yoksa boş bırakabilirsiniz.
 
27,500Konular
27,571Mesajlar
65Kullanıcılar
acabaneSon üye
Üst Alt