MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, dün partisinin Meclis Grup Toplantısı’nda gündemdeki konuları değerlendirdi. Bahçeli özetle şunları söyledi:
CHP LAF ÜRETİYOR: Muhalefetin koçbaşını çeken CHP siyaset yerine laf üretmekte, sorunların çözümüne katkı sunmak yerine basit ve çıkarcı bir tutumla hareket etmektedir. Millet için en değerlisinin ne olduğunun idrakinden yoksun bulunmakta, çeşitli küresel odaklara sığınmakta, yanlış adreste doğru kişiyi aramaktadırlar. Düşünceleri aklın mayasıyla yoğurma kabiliyetini kaybeden anlayış, ülke, bölge ve dünya gündemini basit çıkarları doğrultusunda değerlendirmekte, devletten, milletten ve gerçekliklerden kopmuş görüntü vermektedir. CHP zihniyetini temsil eden bazı belediye başkanlarının, çürümenin had safhasına ulaşmış olmalarını ve milletin kendilerine emanet ettiği makamları her açıdan istismar ettiklerini görmekten büyük üzüntü duymaktayız.
ÖLÜM KAPIMIZI ÇALSA DA VAZGEÇMEYİZ: MHP gelişmeleri yalnızca izleyen bir siyasi yapı değildir. Adanmışlığımız bu nedenledir. Ölüm kapımızı çalsa da katiyen vazgeçmeyiz.
DOĞRU ZAMANDA DOĞRU ADIM: Terörsüz Türkiye; doğru zamanda atılan doğru bir adımdır. Tarihi önemde bir dönüm noktasıdır. Akıl, vizyon, emek, sabır ve itinayla; vatan ve millet aşkıyla, devlet-millet dayanışması ile yürütülen hayırlı bir sürecin de ürünü olacaktır. Yasal düzenlemelerin TBMM’ye yasa çalışması olarak taşınacak olgunluğa erişmesi memnuniyet vericidir.
ERTELENEMEZ BİR ZARURET: Dünyanın ve bölgemizin ciddi kırılmalarla, risklerle ve jeopolitik sarsıntılarla karşı karşıya bulunduğu bir dönemde; kendi iç bünyemizin tahkimi, milli birliğimizin güçlendirilmesi ve toplumsal dayanışmanın sağlamlaştırılması, ertelenemez bir zaruret halini almıştır. TBMM’nin bu süreçte aldığı inisiyatif, millet adına son derece dikkatli, son derece titiz ve sorumluluk bilinci yüksek bir şekilde yürütülmektedir. Bu tabloyu yakından takip ediyor, yapılan çalışmaları yakından izliyor ve gereken her hassasiyetin gösterilmesini elzem görüyoruz. Bu meselede hiçbir boşluk, hiçbir ihmal ve hiçbir zafiyetin kabulü mümkün değildir.
OYALANMAYA GEREK YOK: Oyalanmaya ve oyalamaya gerek yoktur. Diyoruz ki: Barış; teslimiyet değildir. Barış; taviz değildir. Barış; milletin onurunu koruyarak, devletin gücünü muhafaza ederek sağlanan bir dengedir. Barış; adaletin, kardeşliğin ve milli varlığın birlikte yükseldiği bir ülküdür. Bu aziz milletin birliğini bozmaya, kardeşliğimizi zedelemeye kimsenin gücü yetmeyecektir. Bu ruh yaşadıkça; ne fitne kazanacak, ne ihanet galip gelecektir.
‘Enerjide bağımsızlık Türkiye’nin Kızılelması’
ENERJİ SİSTEMİ RİSK ALTINDA: Küresel enerji sistemi ciddi bir risk altındadır ve bu risk, tüm ülkeleri etkileyebilecek bir seviyeye ulaşmıştır. Hürmüz Boğazı’nda son haftalarda yaşanan gelişmeler, dar bir geçiş hattına özgü sorundan ziyade, küresel enerji düzeninin ne denli hassas hale geldiğini ortaya koymuştur. Bu, doğrudan küresel ölçekte bir enerji güvenliği meselesidir. İşte tam da bu yeni dönemde Türkiye’nin rolü yeniden tanımlanmaktadır.
BARIŞIN MERKEZİ: Karadeniz’deki doğal gaz, Güneydoğu ve Doğu Anadolu’daki petrol keşifleri ve uluslararası alandaki enerji arama faaliyetleriyle birlikte Türkiye, güçlü altyapısının da katkısıyla, artık bir geçiş ülkesi olmaktan çıkmış; bölgede enerji istikrarının, güvenin ve barışın merkezi haline gelmiştir. Türkiye, bu yeni dönemi doğru okuyan, riskleri doğru analiz eden; enerji alanında oyunu yeniden kuran, geleceği şekillendiren bir iradeyi temsil etmektedir. Enerjide bağımsızlık, Türkiye’nin Kızılelması’dır. Bu hedef, bir zorunluluktur, milli bir duruştur.