Theme editor

Yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek'ten açıklamalar

DuRuDuRu doğrulanmış üyedir.

Yönetici
Admin
Grafiker
Katılım
29 Şub 2024
Mesajlar
24,538
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Thread owner
699fec169260115a9e5ca182.jpg

HABER MERKEZİ- Bakan Gürlek'in açıklamaları şöyle; Göreve başladığım andan bu yana 2 hafta geçti.Zaman çok hızlı geçti. Özellikle ben uygulamadan geldiğim için yargının sorunlarını biliyorum. En baştan beri gözlemliyordum. Meslek hayatım 20 yıllık. Türkiye’nin çeşitli şehirlerinde hâkimlik, savcılık ve başsavcılık yaptım. En sonunda, biliyorsunuz, Türkiye’nin en büyük şehri İstanbul’da başsavcılık görevini yapmak nasip oldu. O yüzden yargının sorunlarını biliyorum. Bu nedenle artık alışma aşamasından icraat aşamasına geçmek istiyorum.

İlginizi Çekebilir

Vatandaşlarımızın sorunları bizim sorunlarımızdır. Özellikle yargıdaki en temel eleştiri, davaların sürekli uzaması. Bir boşanma davası 8 yıl sürüyor, bir nafaka davası 4 yıl sürüyor, alacak davası yıllarca devam ediyor. Yargının sorunlarını bildiğim için bunların artık bir an önce ete kemiğe bürünmesini istiyorum. Bu sorunların çözümü için birkaç proje hazırladık. Geçen katıldığım bir programda da bunları anlatmıştım. Artık kısa sürede hayata geçirmemiz lazım. Çünkü vatandaş söylem değil, icraat istiyor. Özellikle geciken davalar nedeniyle mağdur olan vatandaşlarımızın sorunlarının bir an önce çözüme kavuşmasını istiyorum. Bu konudaki temennim budur.

"GÖREV DAĞILIMLARI BELLİ OLDU"

Bakan yardımcılarımızı göreve getirdik. Biliyorsunuz, her bakan kendisiyle uyumlu çalışabilecek bir kadro kurmak zorundadır. Öncelikle bu görevi şahsıma güvenerek tevdi eden Sayın Cumhurbaşkanımıza tekrar şükranlarımı sunuyorum. Görevlendirdiğimiz ve Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle atanan bakan yardımcılarımızın hepsi alanlarında uzman kişiler. İdari yargıdan gelen bir mahkeme başkanımız var. Terör ve örgüt suçlarında görev yapmış bir arkadaşımız var. Daha önce Adalet Bakanlığında tecrübesi olan bir arkadaşımız atandı. Bu arkadaşlarımızın hepsi alanlarına ve sahaya hâkim. Elbette değişiklikler olabilir; ancak önemli olan uyumlu bir çalışma ekibi kurmaktır. Görev dağılımları belli oldu, hangi alanlara bakacakları tespit edildi. Arkadaşlarımız kendi alanlarıyla ilgili sorunları değerlendirdi. Onlar da artık bir an önce icraata geçecekler.

"HAKİMLER VE SAVCILAR KURULU’NDA BİR DEĞİŞİKLİK SÖZ KONUSU DEĞİL"

Tabii yargı içerisindeki çok önemli bir kurum olan Hakimler ve Savcılar Kurulu’nda bir değişiklik söz konusu değil. Biliyorsunuz, Hakimler ve Savcılar Kurulu üyeleri Cumhurbaşkanımızın takdiriyle seçildi; seçimler yeni yapıldı. Hakimler ve Savcılar Kurulu, hem idari bir yapı hem de adli ve idari teşkilatta atama ve terfileri yapan bir kurumdur. Üyelerin bir kısmı Cumhurbaşkanımız tarafından, bir kısmı da Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilmektedir. Burada üyelerde herhangi bir değişiklik yok. Anayasa gereği ben aynı zamanda HSK Başkanı sıfatını taşıyorum; ancak hiçbir şekilde HSK’nın görüşmelerine ve oylamalarına katılmıyorum. Bu sadece idari bir sıfattır. HSK üyelerinde yakın zamanda değişiklik yapıldığı için tekrar bir değişiklik söz konusu olmaz.

Ben başsavcı olarak yaptığım bütün işlemlerde HSK’nın denetimine ve şikâyet mekanizmasına tabiyim. Elbette şikâyetler yapılabilir. Burada sadece bir parti değil, memnun olmayan herhangi bir vatandaş da şikâyette bulunabilir. HSK’nın bu konuda belirlenmiş bir inceleme prosedürü vardır. Bir şikâyetin gündeme alınıp alınmaması HSK’nın takdirindedir.

Hâkim ve savcı arkadaşlarımız hakkında da çok sayıda şikâyet yapılabilmektedir. Bu şikâyetlerin bir kısmı soyut nitelikte olabiliyor. Ancak ciddi delil, iddia ve emare varsa HSK tarafından değerlendirmeye alınabiliyor. CHP’nin yaptığı şikâyetlerle ilgili olarak bildiğim kadarıyla, başsavcılık dönemimde Kurulun Birinci Dairesi bu şikâyetleri ciddi bulmadı ve soyut gördüğü için işleme koymadı.

Şu aşamadan sonra ise ben Adalet Bakanı olduğum için benimle ilgili şikâyetler HSK’ya yapılamaz. Bu hususu ayırmak gerekiyor. Ayrıca benim HSK’ya talimat verme gibi bir yetkim kesinlikle yoktur. Anayasa’nın 159. maddesi uyarınca HSK Başkanlığı sıfatımız tamamen idari bir görevdir. HSK’nın görüşmelerine ve oylamalarına katılmam söz konusu değildir. HSK’nın yapısında düzenleme bu şekildedir.

Altıgen ittifakının ilk adımı diyerek duyurdular: İsrail Meclisi'nde dikkat çeken an! 'Türkleri kızdıracaksak neden olmasın?'

TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ

Mecliste kurulan komisyon raporunu tamamladı. Raporda somut öneriler ve yapılması gerekenler yer alıyor. Süreç artık Meclis aşamasında. Ancak Adalet Bakanlığı olarak yasal düzenlemeler konusunda teknik danışmanlık ve destek sağlayacağız. Yasal düzenleme denildiğinde iki başlık öne çıkıyor: biri umut hakkı, diğeri infaz düzenlemesi. İnfaz düzenlemesinde de bir çerçeve yasa hazırlanacağı ifade ediliyor. Doğrudan terör örgütüne özel bir yasa mümkün değil; ancak terörle mücadeleyi düzenleyen hükümler olabilir. Bunun nasıl formüle edileceği, tarifin nasıl yapılacağı teknik bir konudur. Hukuk tekniği açısından değerlendirilmesi gerekir.

Terörsüz Türkiye sürecine çok önem veriyoruz. Gerçekten 40 yıldır bu ülkenin en büyük sorunlarından biri terör sorunudur. Öğrencilik dönemimizden beri farklı görüşlerden arkadaşlarımız var; herkes terörün bitmesini istiyor. Kamuoyu araştırmalarında da yüzde 95-97 oranında vatandaşlarımızın terör sorununun sona ermesini istediği görülüyor. Bu bizim ülkemizin ortak sorunudur. İnşallah bu sorunu aşacağız. Gerçekten çok önemli bir aşamaya gelindi. Sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetinde ve MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin sürece katkılarıyla birlikte önemli adımlar atıldı. İnşallah bu süreçten sonra meyvelerini toplayacağız. Bu süreci çok önemsiyoruz. Türkiye terör sorununu kendi içinde çözdüğü zaman dışarıda da daha güçlü olacaktır. Bölgemizde Irak ve Suriye’de yaşanan karışıklıklar ortadadır. Türkiye ise güvenli bir alan ve rol model konumundadır. Bu süreci bu nedenle çok önemsiyoruz. Şu anda da süreç olumlu ilerliyor. İnşallah artık meyvelerini toplama aşamasına geldik.

Terörsüz Türkiye süreci kapsamında Mecliste bir komisyon kuruldu. Komisyona katılan tüm siyasi parti temsilcilerine teşekkür ediyorum. Gerçekten ortak bir mutabakat metni hazırladılar. Yoğun bir mesai harcadılar, fikirlerini tartıştılar ve kapsamlı bir rapor sundular. Ben de raporu okudum. Rapor Meclise sunuldu. Bundan sonra ne olacak? Vatandaşlarımızın merak ettiği husus budur. Rapor Meclise sunulduktan sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi bu çerçevede takdir hakkını kullanacaktır. Yasal düzenleme elbette yapılacaktır. Ancak düzenleme yapma yetkisi tamamen Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne aittir.

"ÖRGÜTÜN SİLAH BIRAKTIĞININ SOMUT BİÇİMDE TESPİT EDİLMESİ GEREKMEKTE"

Biz Adalet Bakanlığı olarak, özellikle Kanunlar Genel Müdürlüğümüz aracılığıyla hukuk tekniği ve kanun yapımı konusunda tecrübeliyiz. Bu kapsamda teknik bir ekip oluşturduk ve Meclis çalışmalarına destek vermek üzere görevlendirdik. Arkadaşlarımız kanun yapım sürecinde milletvekillerimize teknik destek sağlayacaktır. Doğrudan sürecin siyasi kısmında yer almıyoruz; ancak Meclisin çizdiği çerçeve kapsamında, infaz kanununda, Terörle Mücadele Kanunu’nda, Türk Ceza Kanunu’nda veya Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yapılacak düzenlemelerde teknik yardım sunmaya hazırız.

Terörsüz Türkiye sürecinin olmazsa olmazı öncelikle terörün bitirilmesidir. Yani örgütün tamamen silah bırakması ve ardından kendisini feshetmesidir. Raporda da ifade edildiği üzere, örgütün silah bıraktığının somut biçimde tespit edilmesi gerekmektedir.
 
Geri
Üst Alt