Theme editor

Yeni SON DAKİKA HABERLER: İsrail basını 'bu sadece başlangıçtı' diye duyurdu! 'Artık hedefe çok yakınlar, Türkiye'nin 5 kilit gerçeği'

DuRuDuRu doğrulanmış üyedir.

Yönetici
Admin
Grafiker
Katılım
29 Şub 2024
Mesajlar
12,612
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Thread owner
69608edca566d557fb0692df.jpg

MİLLİYET.COM.TR / İsrail merkezli savunma haber sitesi Defense Update, Türkiye’nin son atılımlarını mercek altına aldığı “İnsansız hava araçlarının ötesinde: Türkiye’nin Küresel Silah Devi Olarak Yükselişini Tanımlayan Kilit Gerçekler” başlıklı analizde çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

‘DÜNYA ÇAPINDA BİLİNEN İSİM’

Analizde “Modern Türk ordusunun gücü denilince çoğu kişinin aklına ilk olarak insansız hava araçları (İHA) geliyor. Bayraktar TB2, Dağlık Karabağ, Suriye, Libya ve Ukrayna’daki çatışmalarda etkinliğiyle dünya çapında tanındı. Bu başarı, Türk savunma sanayisini dünya çapındaki bilinen bir isim haline getirdi” değerlendirmesinde bulunuldu.

‘TÜRKİYE’NİN HEDEFİ: ANKARA DERİN DÖNÜŞÜM YAŞIYOR’

Ancak savunma alanında tek başarının İHA’larla sınırlı olmadığına dikkat çekilen analizde “Ankara’da çok daha derin dönüşüm yaşanıyor. Bu dönüşüm, küresel rekabete açık, üst düzey bir savunma ekosistemi kurmayı hedefleyen ulusal bir strateji tarafından yönlendiriliyor. Türkiye hükümeti, savunma sanayisinde oldukça iddialı bir hedef belirledi: Önümüzdeki on yılın sonuna kadar bir Türk şirketinin dünyanın ilk 30 savunma devi arasında yer alması. Bu hedeflerine adım adım yaklaşıyorlar. Öyle ki Defense News 2024 “İlk 100” listesinde ASELSAN, TUSAŞ, ROKETSAN, MKE ve ASFAT gibi beş Türk firmasının yer alması, bu hedefi giderek daha ulaşılabilir kılıyor” ifadesi kullanıldı.

5 KİLİT GERÇEK

Tel Aviv’in analizine göre
, Türkiye’nin savunma sanayisinin hızlı yükselişini ve stratejik derinliğini açıklayan beş kilit gerçek öne çıkıyor:

-KÜRESEL PAZARDA GÜVEN

Defense Update, dünya savunma ihracatında 11’inci sırada yer alan Türkiye’nin küresel pazarda ciddi bir varlığa sahip olduğunu belirtirken “Çoğu kişi Türkiye’nin en büyük müşterilerinin Orta Doğu, Afrika veya Orta Asya’daki gelişmekte olan ülkeler olduğunu düşünebilir. Ancak veriler farklı bir tablo çiziyor: Türkiye’nin savunma ihracatının yüzde 75’i ABD, NATO ülkeleri ve AB devletlerine gidiyor. Türk savunma ürünlerinin beş önde gelen müşterisinin tümü Avrupa ülkeleri. Bu durum, Türk askeri teçhizatının Batı’nın yüksek kalite ve entegrasyon standartlarını karşıladığını ve stratejik küresel pazarda güven kazandığını gösteriyor” denildi.

-‘SAVAŞTA TEST EDİLDİ’ SADECE BİR SLOGAN DEĞİL

Analizde küresel silah piyasasında en değerli pazarlama teriminin “combat-proven” yani “savaşta test edildi” olduğuna dikkat çekilirken “Türkiye için bu sadece bir slogan değil; satış stratejisinin temel direği” yorumunda bulunuldu.

Türk yapımı silah sistemlerinin, özellikle de İHA’ların, hava-yer mühimmatları ve tekerlekli zırhlı araçların, son dönemdeki Suriye ve Irak’taki Türk askeri operasyonları, Ukrayna-Rusya savaşı, Dağlık Karabağ savaşı, Afrika’daki çeşitli çatışma alanları (Sudan, Libya) kendini ispatladığına dikkat çekildi.

Analizde “Bu gerçek dünya deneyimi, laboratuvar testlerinin sağlayamayacağı güvenceyi sunuyor ve Türk ürünlerini güvenilir ve etkili teknoloji arayan ülkeler için cazip kılıyor” ifadesi kullanıldı.

69608d6ca566d557fb0692d6.jpg


-GÜÇLÜ BİR DİPLOMASİ ARACI

Türkiye’nin, savunma sanayisini ulusal dış politikasının bir parçası haline getirdiği vurgulanırken “Silah satışı, diplomasi ve etki alanını genişletmek için bir araç olarak kullanılıyor. Bu hususta Ankara’nın üç hamlesi bulunuyor:

  • Ekipman Bağışı: Türkiye, iş potansiyeli olan ülkelere silah bağışında bulunuyor; örneğin COBRA 4×4 zırhlı araçlarını Zambiya’ya aktardı.
  • Askeri Üsler Kurma: Hedef ülkelerde üsler kurularak kalıcı bir varlık ve ekipman tanıtım fırsatları yaratılıyor (Katar, Somali).
  • Yerel Güçleri Eğitme: Türk danışmanlar, genellikle Türk yapımı ekipman kullanarak yerel askerleri eğitiyor ve yeni nesil personeli ürünlere alıştırıyor” denildi.

Bu çok yönlü yaklaşımın, sadece ticari satışın ötesinde uzun vadeli stratejik ortaklıklar kurduğu da ifade edilirken “Somut örnekler arasında Polonya ile ortak mühimmat üretimi, Malezya ile araç üretimi ve Pakistan ile mühimmat mutabakatı yer alıyor” ifadesinde bulunuldu.

-STRATEJİK ÖZERKLİK HEDEFİ

Türkiye’nin savunmadaki en büyük amaçlarından birinin de stratejik özerkliği artırmak olduğuna dikkat çekilen analizde “Hedef, savunma sanayilerinin teknolojik bağımsızlığını önemli ölçüde artırmak ve yabancı tedarikçilere bağımlılığı azaltmak olarak belirlenmiş. Bugün, Türk savunma sanayisi, ulusal güvenlik güçlerinin ihtiyaçlarının yaklaşık yüzde 80’ini karşılıyor” denildi.

Bu hedefin F-35 programından çıkarıldıktan sonra Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi alımı gibi gelişmelerle hız kazandığı belirtilirken “Türkiye, yüksek teknolojiye sahip sistemlerini geliştirmeye yoğunlaşarak kritik yabancı bağımlılıkları azaltıyor. Öne çıkan projeler şunlar:

  • 5’inci nesil (ve gelecekte 6. nesil) gizli savaş uçakları ve İHA’lar
  • İleri seviye uçak motorları
  • Modern deniz savaş gemileri, denizaltılar ve potansiyel nükleer güçle çalışan versiyon
  • Balistik füzeler, hipersonik modeller dahil
  • Çok katmanlı ulusal hava savunma sistemi “Çelik Kubbe”
  • Ana Muharebe Tanklarından yer robotlarına kadar tüm zırhlı muharebe araçları” denildi.

69608d86a566d557fb0692d8.jpg


-GERÇEK ZAMANLI GERİ BİLDİRİM

Çoğu ülke ekipmanını kontrollü ortamlarda test ederken, Türkiye aktif çatışma bölgelerini gerçek zamanlı bir AR-GE laboratuvarı olarak kullandığı ifade edilirken “Ukrayna ve Azerbaycan ile işbirliği buna örnek. Türk silah sistemleri, bazen ücretsiz olarak Kiev’e operasyonel değerlendirme için teslim ediliyor. Bu geri bildirim döngüsü, mühendislerin hataları hızlıca tespit etmesini, sistemleri geliştirmesini ve gerçek savaş deneyimlerine göre iyileştirmesini sağlıyor. Örneğin, Ukrayna’daki çatışmalardan çıkarılan derslerden biri, İHA hayatta kalabilirliğinin artırılması ihtiyacı oldu ve bu, elektronik harp podları ve karşı önlemlerde yeni gelişmelere yol açtı” değerlendirmesinde bulunuldu.

‘SADECE BİR BAŞLANGIÇTI’

Son olarak analizde, Türkiye’nin uzun vadeli stratejik vizyonunu adım adım hayata geçirdiği söylenirken “Batı odaklı müşteri tabanı, ‘savaşta test edilmiş’ markası, savunma satışlarıyla diplomasi entegrasyonu, stratejik özerklik hedefi ve gerçek zamanlı AR-GE döngüsü ile Türkiye, güçlü bir savunma ekosistemi inşa etti. İHA’lar sadece bu yükselişin başlangıcıydı” denildi.

Türkiye, küresel savunma üreticileri arasında üst düzey bir oyuncu olma hedefini gerçekleştirdiğine dikkat çekilirken “Ankara, uluslararası savunma piyasasında belirleyici bir güç haline geliyor. Artık Türkiye sadece yükselen bir oyuncu değil; dünya sahnesinde yeni bir güç olarak kendini kanıtlıyor” yorumunda bulunuldu.

Meteoroloji yeni harita paylaştı! Valiliklerden 'kar tatili' haberleri gelmeye başladı
Schengen ülkesi kapıları resmen açtı! Yeni vize programı hayata geçiyor: Tüm dünyadan çalışan çekecekler
Altın kaçakçılığına yönelik 3. dalga operasyon başladı
 
Geri
Üst Alt