Theme editor

Yeni Skandallarla dolu Epstein Adası'nda tüyler ürperten detay! Gizli tuzak ortaya çıktı: 'Akıllara gelmeyen ihtimal'

DuRuDuRu doğrulanmış üyedir.

Yönetici
Admin
Grafiker
Katılım
29 Şub 2024
Mesajlar
20,174
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Thread owner
69843a65a77c1ee03e7b2513.jpg

MİLLİYET.COM.TR / Bir zamanlar “milyarderlerin tropik cenneti” olarak pazarlanan Little Saint James Adası, Jeffrey Epstein skandalının en karanlık sembollerinden biri olmaya devam ediyor. ABD Virjin Adaları’nda bulunan ve Epstein’a ait olan ada, yıllar sonra ortaya çıkan daha önce hiç yayımlanmamış fotoğraflar, tanıklıklar ve mimari detaylarla yeniden dünya gündeminde.

KİLİTLİ TUZAK KAPI

India Herhald’ın aktardığına göre Epstein dosyalarından sızan yeni görüntülerde, adadaki yapılardan birinin zemininde yer alan ağır, kilitli bir tuzak kapı dikkat çekiyor. Kapının konumu ise tartışmaların merkezinde: Fotoğraflara göre bu kapak, doğrudan kayalık kıyı şeridine ve denize açılıyor olabilir.

Bu detay, uzun süredir kulislerde konuşulan ancak somut kanıtla desteklenemeyen bir iddiayı yeniden alevlendirdi: Epstein Adası’nda denize açılan gizli bir geçit mi var?

‘KIYIDA DOĞAL OLMAYAN AÇIKLIK’


Adaya denizden yaklaşanların dosyalardaki ifadelerine göre, kayalık kıyı hattında doğal görünmeyen, yosun ve gölgelerle gizlenen karanlık bir boşluk bulunuyor. İlk bakışta fark edilmesi zor olan bu açıklığın, yakından incelendiğinde insan eliyle şekillendirilmiş olabileceği öne sürülüyor.

Yerel dalgıçlar ve ada çevresinde yaşayan bazı kişiler, bu noktada küçük bir botun ya da yüzücünün geçebileceği boyutta bir açıklık gördüklerini iddia ediyor. Açıklığın, ana iskeledeki kameralar ve personelden uzak bir bölgede olması, iddiaları daha da güçlendiriyor.

698437d0a77c1ee03e7b24fe.jpg


YER ALTI TÜNELLERİ VE ‘YAKLAŞILMASI YASAK’ ALANLAR

Bazı eski çalışanlar ise adanın ana yapılarıyla, kamuoyunda “tapınak” olarak bilinen çizgili bina arasında yer altı tünelleri bulunduğunu ileri sürüyor. Tanıklıklarda; dışarıdan kilitlenen kapılar, yük asansörleri, biyometrik kilitler ve denize çok yakın bir noktada yer alan gizli bir kapak detayı öne çıkıyor.

Çalışanlardan bazıları, bu alanlara kesinlikle yaklaşmamaları konusunda uyarıldıklarını, söz konusu bölgelerin “depo” ya da “teknik alan” olarak tanımlandığını ancak elektrik tesisatı ve mimari düzenin bu açıklamalarla örtüşmediğini savunuyor.

698437e2a77c1ee03e7b2500.jpg


İDDİALAR NEREDE BAŞLIYOR?

Yetkililer, bugüne kadar cinayet ya da denize bırakılmış bedenlere dair doğrulanmış bir bulgu olmadığını vurguluyor. Epstein hakkında açılan davalar cinsel istismar ve insan ticareti suçlarına dayanıyor.

Ancak yeni fotoğraflar ve tanıklıklar, resmi anlatının eksik bırakılmış olabileceği yönündeki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Hukuki süreçlerde kritik öneme sahip olan “kim, ne zaman, nasıl geldi ve ayrıldı” sorularının, böyle bir gizli geçidin varlığı halinde yeniden değerlendirilmesi gerekebileceği belirtiliyor.

‘DENİZ DELİLLERİ YUTAR’ İDDİASI

Sosyal medyada ve bazı araştırmacı çevrelerde en çok tartışılan konu ise bu tuzak kapının delil yok etmek amacıyla kullanılmış olabileceği ihtimali. Komplo teorileri, bu noktada daha da sertleşiyor.

Little Saint James çevresindeki Karayip sularında birçok türden köpekbalığının bulunduğu, bu türlerin ABD Virjin Adaları’nda yaygın olduğu deniz raporlarında yer alıyor. Özellikle kaplan köpekbalıklarının, leşle beslenme özellikleri nedeniyle “doğal yok edici” olarak görülmesi, iddiaların merkezine yerleştiriliyor.

Bazı çevreler, eğer bedenler denize bırakıldıysa, doğanın geride iz bırakmamış olabileceğini savunuyor. Yetkililer bu iddiaları doğrulayacak herhangi bir bulgu olmadığını belirtse de “kanıt yokluğu” bazı kesimlerce “rahatsız edici bir boşluk” olarak yorumlanıyor.

‘URCHİN BARİYERİ’

İddiaları besleyen bir diğer unsur ise adanın çevresinde bulunduğu ileri sürülen deniz kestaneleri (urchin) bariyeri. Bu bariyerin, yüzerek kaçışı ya da izinsiz yaklaşmayı engellemek amacıyla kullanıldığı öne sürülüyor. Yer altı tünelleri, gizli geçitler ve bu doğal engeller bir araya getirildiğinde, bazı çevreler adanın özel olarak izole ve kontrol edilebilir bir alan haline getirildiğini savunuyor.

HERKES KURTULABİLDİ Mİ?

Bugüne kadar onlarca mağdur, adada yaşanan yıllara yayılan istismar, insan ticareti ve manipülasyonu anlattı. Bu tanıklıklar, Epstein ve Ghislaine Maxwell hakkında açılan davaların temelini oluşturdu. Maxwell hapis cezası aldı, ancak Epstein’ın ölümüyle birlikte ağın tamamı hiçbir zaman ortaya çıkarılamadı.

Yeni ortaya çıkan tuzak kapı görüntüleri, şu soruyu yeniden gündeme taşıdı: Adadan sağ çıkamayan mağdurlar oldu mu? Bu soru resmî olarak yanıtlanmış değil, ancak fotoğraflar ve mimari detaylar, tartışmayı yeniden alevlendirmiş durumda.

ÜRKÜTÜCÜ BENZERLİK

Tartışmalar sürerken, 2021 yapımı Tamil sineması filmi “Doctor” da yeniden gündeme geldi. Film, çocuk kaçakçılığı ve insan ticaretiyle mücadele eden bir askeri doktoru konu alıyor. Yapımın Epstein vakasıyla doğrudan bağlantısı ya da birebir benzer bir sahnesi bulunmasa da anlatılan yeraltı ağları ve sessizce yok edilen deliller, izleyicilere rahatsız edici bir gerçeklik hissi veriyor.

69843819a77c1ee03e7b2505.jpg


'EN BÜYÜK YALANLAR MİMARİDE GİZLİDİR'

Bağımsız araştırmacılar, Epstein’ın adayı satın almasından önce ve sonraya ait uydu görüntülerini karşılaştırarak kıyı hattında doğal aşınmayla açıklanması zor düz çizgiler ve kaya kesitleri tespit ettiklerini öne sürüyor. Uzmanlara göre, iddiaların netleşmesi için dron çekimleri, sonar taramaları ve dalışlarla yapılacak kapsamlı saha çalışmaları gerekiyor.

Bir eski federal soruşturmacının sözleri ise tartışmanın özünü ortaya koyuyor:

“İnsanlar büyük sırların belgelerde saklı olduğunu düşünür. Oysa en büyük yalanlar çoğu zaman mimaride gizlidir. Duvarlarda, kapılarda ve açılmaması istenen alanlarda.”

KOMPLO MU, CEVAPSIZ SORULAR MI?

Kimi çevreler bu iddiaları “komplo teorisi” olarak değerlendirirken, kimi uzmanlar Epstein dosyasında hala çok fazla cevapsız soru bulunduğunu vurguluyor. Denize açılan bir tuzak kapı gerçekten var mı, varsa ne amaçla kullanıldı, yoksa bu anlatılar yıllar içinde büyüyen bir efsaneden mi ibaret? Bu soruların yanıtı henüz net değil. Ancak bir gerçek değişmiyor: Little Saint James Adası, karanlık Epstein skandalının kapanmayan dosyası olmaya devam ediyor.


JEFFREYEPSTEINOLAYI

En küçüğü 14 olmak üzere 18 yaş altındaki onlarca kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak ve fuhuş ağı oluşturmak suçlamasıyla yargılananEpstein, tutuklu olduğu New York Manhattan Metropolitan Merkez Hapishanesi'ndeki hücresinde 10 Ağustos 2019'da ölü bulunmuştu.

AçıklananEpsteindava dosyalarında Prens Andrew, ABD Başkanı Donald Trump, eski ABD Başkanı Bill Clinton, eski İsrail Başbakanı Ehud Barak, eski ABD Başkan Yardımcısı Al Gore, aktör Kevin Spacey, şarkıcı Michael Jackson, illüzyonist David Copperfield, avukat Alan Dershowitz ve eski New Mexico Valisi Bill Richardson gibi ünlü isimler yer almıştı.

ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) da ABD Adalet Bakanlığı ile yaptığı inceleme sonucunda, ünlü isimlerden oluşan "müşteri listesi"nin tutulduğuna dair herhangi bir kanıta ulaşılamadığını, aralarında hükümet yetkilileri, ünlüler ve iş insanlarının da bulunduğu kişilerin suçuna ortak olduğu gerekçesiyle örtbas amacıyla öldürüldüğü öne sürülenEpstein'in ise aslında hücresinde intihar ettiği sonucuna varıldığını açıklamıştı.
 
Geri
Üst Alt