İran-İsrail-ABD savaşı tüm şiddetiyle sürerken, çatışmaların 10. gününde karşılıklı misillemeler de devam ediyor. Öte yandan ABD-İsrail ortak saldırıları sonucu öldürülen İran dini lideri Ali Hamaney'in yerine kimin geçeceği de merak ediliyordu.
İran'da yeni liderin seçiminden sorumlu Uzmanlar Meclisi, yaptığı yazılı açıklamada, "Ayetullah Seyyid Mücteba Hüseyni Hamaney’i Uzmanlar Meclisi üyelerinin ezici oy çoğunluğuyla İran İslam Cumhuriyeti’nin üçüncü lideri olarak belirleyip ilan ettiğini duyurur." ifadesini kullandı.
Mücteba Hüseyin Hamaney, öldürülen eski dini lider Ali Hamaney'in altı çocuğundan biri.Mücteba Hamaney ailenin ikinci çocuğu olarak öne çıkıyor.17 Eylül 1969’da Meşhed kentinde dünyaya geldi.
17 YAŞINDA CEPHEYE GİTTİ
Mücteba Hamaney lise eğitimini dini kimliğiyle bilinen bir okulda tamamladı. İran yerel medya haberlerine göre 17 yaşındayken İran-Irak Savaşı sırasında birkaç kez kısa süreli olarak cepheye gitti ve bazı operasyonlara katıldı.
Mücteba Hamaney, 30 yaşında, 1999 yılında dini eğitimini sürdürmek için Kum kentine gitti.
Dikkat çekici bir nokta ise 30 yaşına kadar din adamı kıyafeti giymemiş olmasıdır. Bu yaşta dini eğitim almak için Kum’a gitmeye neden karar verdiği de bilinmemektedir. İran'da normal şartlarda dini eğitim ve medrese öğrenimi ergenlik veya gençlik döneminde başlamaktadır.
BBC News'den edinilen bilgilere göre İran’da liderlik kurumu önemli bir ekonomik güce sahiptir. Birçok medya kuruluşu, dini liderin denetimi altındaki ekonomik kurumları "ekonomik imparatorluk" olarak tanımlamaktadır.
ADI İLK KEZ 2005'TE GÜNDEME GELDİ
Ali Hamaney’in bütün oğulları din adamı kıyafeti giymektedir ve dini eğitim almıştır. Ancak kişisel yaşamlarına ilişkin bilgiler oldukça sınırlıdır. İran medyası, Hamaney’in çocuklarının devlet görevi üstlenmediğini ve daha çok dini araştırmalarla meşgul olduklarını yazmaktadır.
Mücteba Hamaney’in adı siyasette ilk kez 2005 yılındaki cumhurbaşkanlığı seçimleri sırasında gündeme geldi.
O dönemde adaylardan Mehdi Kerrubi, Ali Hamaney’e yazdığı bir mektupta oy sayımının son saatlerinde 'hile' yapıldığını ileri sürmüştür. Kerrubi, halk oylarının İçişleri Bakanlığı’nın yasal süreci yerine bazı güç merkezlerinin ve etkili kişilerin tercihine göre yönlendirildiğini ifade etmiştir.
'O BENİM OĞLUM DEĞİL'
Kerrubi mektubunda Mücteba Hamaney’in seçimlerde etkili olduğuna dair iddialara da değinmiş ve "Sayın oğlunuz Ağa Seyyid Mücteba’nın adaylardan birini desteklediğine dair haberler yayımlandı. Bu haberlerin yaygınlaşması beni endişelendirdi" ifadelerini kullanmıştır.
Kerrubi ayrıca, bir kişinin Ali Hamaney’e "Oğlunuz 'falan adayı' destekliyor" dediğini ve Hamaney’in buna "O benim oğlum değil, Ağa’dır" şeklinde yanıt verdiğinin kendisine aktarıldığını yazmıştır. Kerrubi, söz konusu desteğin Mücteba Hamaney’in kişisel görüşü olduğunu belirtmiştir.
Mektubunun devamında Kerrubi, ülkede kriz çıkmasına izin verilmeyeceğine dair kendisine verilen sözlü mesajı hatırlatarak seçimlere müdahalenin ülke için en tehlikeli krizlerden biri olabileceği uyarısında bulunmuştur.
ADI SEÇİMLERDE SIK SIK GÜNDEME GELDİ
2009’daki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Mücteba Hamaney’in adı yeniden gündeme gelmiştir.
Seçim sonuçlarına itiraz eden protestocular sokaklara çıkmış ve gösterilerde Mücteba Hamaney’i hedef alan sloganlar atmıştır. Protestocular, seçimlere müdahale ve gösterilerin bastırılmasında onun rol oynadığını ileri sürmüştür. Aynı dönemde Hamaney’in gelecekte lider olabileceği yönündeki iddialar da gündeme gelmeye başlamıştır.
BABASININ HALEFİ OLARAK GÜNDEME GELMİŞTİ
Bazı analistler, dolaylı etkisine dikkati çekerek, İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun bazı komutanlarıyla ilişkileri olduğunu, 2005 ve 2009 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde rol aldığını ve bazı atamalar ile siyasi koordinasyonlar üzerinde etkili olduğunu ileri sürdü.
Son yıllarda medyada, babasının halefi olarak sıkça gündeme getirilen Mücteba Hamaney’in kamuoyuna yansıyan, kişisel hayatı hakkında sınırlı bilgi var. Mücteba Hamaney, genellikle medyadan uzak bir yaşam sürdü.
İRAN LİDERİNİN YETKİLERİ
İran'da seçimle iş başına gelen Cumhurbaşkanı sınırlı yetkilere sahipken, “liderlik makamı”, tüm devlet organlarının üzerinde, sahip olduğu anayasal yetkilerle iç ve dış politika konularında son sözü söyleyen merci kabul ediliyor.
Cumhurbaşkanı dahil tüm devlet organlarının üzerinde bir otoriteye sahip ve “rehber” olarak adlandırılan devlet başkanı, İran Silahlı Kuvvetleri Başkomutanı olarak iç güvenlik ve dış politika konularında da belirleyici rol oynuyor.
İran lideri, 88 kişiden oluşan ve halk tarafından 8 yılda bir seçilen Uzmanlar Meclisi tarafından seçiliyor.
Bu meclise aday kişilerin çoğu lider tarafından belirlenirken Anayasayı Koruyucular Konseyi (AAK) tarafından da onaylanıyor. AAK’nin uygun görmediği kişiler, Uzmanlar Meclisi seçimlerine katılamıyor.
İRAN'DAKİ ORDU SİSTEMİ
Klasik konvansiyonel askeri yapılanmalardan farklı olarak İran'da silahlı kuvvetler, "İran Ordusu" ve "İran Devrim Muhafızları Ordusu" olmak üzere iki ayrı ordudan oluşuyor.
Her iki ordunun kara, deniz ve hava kuvvetleri bulunuyor.
İran Ordusu, 1979 devrimi öncesi ülkede var olan ordunun devamı niteliğindeyken, Devrim Muhafızları Ordusu, 5 Mayıs 1979'da devrim lideri Humeyni tarafından kuruldu.
İran'ın resmi ideolojisinin muhafızları olarak bilinen Devrim Muhafızları Ordusu, ülkede ekonomi, siyaset ve medyada etkin bir yapıya sahip.
İran-ABD-İsrail savaşı 10. gününde! İran'ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney oldu
Yakında “Zafer kazandım” diyecek...