ABD’nin İran’daki rejim karşıtı gösterilerin şiddetle bastırılması sonrası bu ülkeye yönelik müdahale ihtimali, başlayan müzakerelere rağmen sürüyor. Bu hafta, müzakerelerin geleceği konusunda önemli temaslar gerçekleşirken, diplomatik olarak kritik dönemece girildi.
İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani, dün, geçen hafta İran ile ABD arasındaki müzakerelere ev sahipliği yapan Umman’a gitti. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD ile Umman’da gerçekleştirilen dolaylı müzakerelere ilişkin, “Diplomatik sürecin devamı konusunda bir anlayış ve fikir birliği olduğunu hissettik. Bunun önemli olduğunu düşünüyorum. Ancak bizim için asıl belirleyici olan, sahadaki adımlardır” dedi.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ABD ziyaretine ve bu ziyaretin müzakereleri sabote etmeye yönelik olduğuna ilişkin iddialara değinen Bekayi, “Bizim müzakerelerdeki muhatabımız ABD’dir” dedi. Bekayi, ‘ABD’nin bağımsız hareket etmesi ve bölgeye zarar verebilecek yıkıcı baskılardan ziyade Amerikan çıkarlarını koruması gerektiğini’ söyledi.
4 şart sunuldu
İran Devrim Muhafızları Ordusu Siyasi İşlerden Sorumlu Komutan Yardımcısı Vekili Aziz Gazenferi ise, ABD’nin, Umman’daki müzakerelerden önce kendilerine 4 şart sunduğunu ve kabul edilmemesi halinde saldırı düzenleme tehdidinde bulunduğunu söyledi.
Gazenferi, ABD’nin, balistik füze programı, bölgesel vekil gruplara destek, zenginleştirilmiş uranyum ve nükleer meseleyi müzakere konusu yapmak istediğini hatırlatarak, İran’ın savunma yeteneklerinin müzakare konusu olamayacağını ve müzakerelere rağmen askeri tedbirleri almaya devam ettiklerini söyledi.
‘Aynı çizgideler’
Öte yandan Netanyahu’nun Washington ziyaretine eşlik eden ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, ülkesiyle Tel Aviv yönetiminin İran konusundaki “kırmızı çizgilerinin aynı”olduğunu savundu. ABD’li Büyükelçi, Donald Trump yönetimi ile İsrail’in İran ile yapılan görüşmelerde, “ciddi farklılıklar olmadığını, olağanüstü bir uyumun” bulunduğunu ifade etti.
Müzakerelerin ilerleyişiyle ilgili iki taraftan da karışık sinyaller gelirken, bir sonraki görüşmelerintarihi henüz ilan edilmedi. Ancak ABD Başkanı Trump, görüşmenin bu hafta olacağını söylemişti.
Pezeşkiyan’ı kestiler!
İran devlet televizyonu, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın bazı projelerin açılış törenine ilişkin programının yayınını kesti. Pezeşkiyan, İran devlet televizyonu muhabirinin “Canlı yayındayız. Zamanı doğru yönetirseniz memnun oluruz” ifadesine tepki göstererek, “Yayınlamayın önemli değil biz kendi işimizi yaparız” dedi. Bu konuşmanın ardından Pezeşkiyan’ın yayını kesildi.
Nükleer tesisleri korumaya aldı!
Yüksek çözünürlüklü uydu fotoğrafları, İran’ın İsfahan kentindeki nükleer tesisinin tünel girişlerinin toprakla kapatıldığını ortaya koydu. Raporlarda, bu adımın olası bir ABD veya İsrail hava saldırısına ya da özel birliklerin düzenleyebileceği bir operasyona karşı tedbir niteliği taşıdığı değerlendirmesine yer verildi. Bu önlemin, olası hava saldırısının etkisini azaltabileceği, tesis içindeki ekipman ve diğer malzemelere karadan erişimi zorlaştırabileceği belirtildi.
Trump’tan İran’a son tehdit: Ya anlaşma ya ölüm
ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik tehditlerini sürdürüyor. ABD basınına konuşan Trump, İran’la müzakerelerin başarısız olması durumunda askeri harekata hazırlık olarak Ortadoğu’ya ikinci uçak gemisi saldırı grubunu göndermeyi düşündüğünü belirterek, “Ya bir anlaşma yapacağız ya da geçen seferki gibi çok sert bir önlem almak zorunda kalacağız. Oraya giden bir donanmamız var ve bir tane daha gidebilir” dedi. İran’ın nükleer programını kapsayan herhangi bir anlaşmanın “çok kolay” olduğunu, ancak İran’ın balistik füze stoklarının da ele alınmasının mümkün olacağını düşündüğünü aktaran Trump, “İran ile harika bir anlaşma yapabiliriz” diye konuştu.
ABD’den gemilere uyarı: İran’dan uzak durun
ABD ve İran arasındaki görüşmeler sürerken ABD Denizcilik İdaresi Amerikan bandıralı gemilere çağrı yaptı ve İran karasularından “mümkün olduğunca uzak durulması” çağrısında bulundu. Uyarıda, gemi kaptanlarının İran güçlerinin gemiye çıkmasına izin vermemeleri, ancak olası bir müdahalede zor kullanarak direnmekten kaçınmaları tavsiye edildi.